Kuşkusuz hiçbir günümüz alışverişsiz geçmez. Evin eksikleri, kendi eksiklerimiz, etrafımızdaki insanların ihtiyaçları derken; alışveriş konusunda adeta bir canavara dönüşüyoruz. İhtiyacımız olan bir şey yoksa bile buluyoruz, uyduruyoruz. Bir hastalık gibi damarlarımızdan geçiyor alışveriş tutkusu.
Değişen dünya sisteminde bir tane gömlek, bir tane pantolon ya da bir tane kaban yetmiyor maalesef. Her farklı bir şey giymek ihtiyaç halini aldı. Dolayısıyla sahip olduklarımıza benzer olsa da olmasa da almak istiyoruz.
Aynı şekilde ev ihtiyaçları da öyle… Mesela mobilya takımınıza uygun bir masa örtünüz varken, aynı renklerde bir başkasını daha alıyorsunuz. Ya da yemek için alacağınız makarnadan bir tane değil birkaç tane alıyorsunuz.
Bütün bunları tetikleyen bir etken de mağazaların akıl almaz indirimleri ve inanılmaz promosyonları. Sürekli kullandığınız bir ürün 2 al 1 öde kampanyasında! Tabi ki ona sahip olmalısınız. Fakat daha önce hiç kullanmadığınız veya evde tonlarca var olan bir ürünü gidip almak ise israftan başka bir şey olmuyor.
Bir de indirim çılgınlıklarını ele alalım. Aslında çok güzel oyun oynuyorlar insanlara. Normal satış fiyatını %50 arttırıp sonra onu %30 indirime sokmak güzel bir akıl oyunu değildir de nedir? İnsanları kandırmanın yolları çok fazla. Böyle kapitalist bir oyuna kanmamak da imkansız tabi ki.
Artık öyle bir hale geldi ki, evde boş boş durduğumuz zamanlar da bile, yani sokağa çıkmasak da, para harcayabiliyoruz. Bir şekilde alışveriş ediyoruz.
Her sabah uyandığımızda ilk işimiz alışveriş sitelerinden gelen indirim maillerine göz atmak olmuyor mu? Ki gerçek markaları %90 indirimli halde bulabileceğiniz bu siteler, yeterince baştan çıkarıcı oluyor. Ucuz ürünlerle alışveriş zevkinizi ikiye katlayan bu siteler, öyle bir bağımlılık yapıyor ki kredi kartı borcunuzu hesaplayamıyorsunuz bile.
Yani alışverişin aşırısına kaçtığınız an size ve sizin bütçenize zarar verdiği gibi, milli bir ziyana da uğruyoruz. Açlık sınırının da belli olduğu şu ülkede elimize geçen her parayı alışverişe ödemek çok da yanlış olmaz mı?
İhtiyacımız olmayan şeylere de böyle uyduruk indirimlerle sahip olmak, sizi yavaş yavaş alışveriş hastalığına götürüyor demektir. Dikkatli olalım!













